| YAŞASIN DAVAN iMAM HUSEYN(A.S) |
7. sınıflara Caferilik İnancını annatı!
MANİSA’nın Turgutlu İlçesi’nde eğitim veren Gazi İlköğretim Okulu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi öğretmenlerinden Durmuş Ali Etbaş, okul müdüründen izin alarak Caferi İmam Bayram Dalga’yı derse davet etti. İmam Bayram Dalga, 7’nci sınıflara Caferi ve Alevi inancını anlattı
|
ehlibeytder - April 07 2012 15:11:39
Devamı ·
0 Yorum ·
351 Okunma ·
|
| MESHETME |
İslam alimlerinin, abdestte ayağı meshetme yahut yıkama hususunda görüş farklılıkları vardır. Ehl-i Sünnet alimleri ve özellikle Ehl-i Sünnet"in dört mezhep imamı, abdestte ayağın yıkanmasını farz-ı ta"yinî bilirler. Zeydiyye imamlarından Davud bin Ali ve Nasirulhak, abdestte ayağı hem yıkamayı, hem de meshetmeyi farz olarak kabul etmişlerdir. |
ehlibeytder - April 03 2012 14:04:31
Devamı ·
0 Yorum ·
306 Okunma ·
|
| Kur’an’da Hz. Mehdi (a.s) |
Kur’an; “Allah’ın ilmini içeren”, [1] “Allah’ın kelamı”,[2] “ağır sözü”, [3] “hak vahyi”[4] ve “aziz kitabı”dır.[5] Zaman zaman, hazarda veya seferde, gece veya gündüz, camide veya evde, çarşıda veya savaş meydanında, bir sorunun cevabında veya bir gelişme üzerine; insanları bilgilendirmek, onlara yol göstermek, onları aydınlatmak, müjdelemek, uyarmak ve gönüllerde olan hastalıklara şifa vermek için inmiştir. |
ehlibeytder - April 03 2012 13:54:17
Devamı ·
0 Yorum ·
197 Okunma ·
|
| Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hüseyni Sistani |
Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hüseyni Sistani'nin hayatı ve eserleri: |
ehlibeytder - February 12 2012 18:26:03
Devamı ·
0 Yorum ·
723 Okunma ·
|
| 12. İmam Hz. Muhammed Mehdi (af)'nin İmametinin Başlaması |
11. İmam Hz. Hasan Akseri (as)'ın şehadeti sonrası, beşeriyet kurtarıcısı ve adalet güneşi 12. İmam Sahib-uz Zaman Hz. Muhammed Mehdi (af) ağamızın imamet dönemi başlamış oldu.
|
ehlibeytder - February 05 2012 13:59:58
Devamı ·
0 Yorum ·
847 Okunma ·
|
|
 |
| KUTLU DOĞUM HAFTASI KUTLAMALARI BAŞLIYOR |
Alemlerin nuru, Kainatın efendisi Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.a.), ve 6. imamımız Hz. Caferi Sadık (a.s.)'ın kutlu doğumları münasebetiyle 11 Şubat Cumartesi günü saat 19:00 da Dernek binamızda gerçekleşecek kutlama programına tüm Ehlibeyt Dostlarını bekliyoruz.
Bilgi için Tel.0533 335 58 72 |
ehlibeytder - February 01 2012 22:23:31
0 Yorum ·
1993 Okunma ·
|
| İmam Mehdi(a.f)'inZuhurunu Bekleyenlerin Vazifeleri |
“Zuhurun çabuk olması için çok dua edin. Çünkü bu sizin kurtuluşunuzdur.” |
ehlibeytder - January 16 2012 21:31:26
Devamı ·
0 Yorum ·
2675 Okunma ·
|

| HUMUS |
HUMUS 1
Humus konusu da şia ve Ehl-i sünnet'in ihtilaf ettikleri konulardan birisidir. Leh ve aleyhlerinde herhangi bir hüküm vermeden önce konu hakkında kısa bir açıklamada bulunmamız gerekir.
Kur'an-ı Kerim'le başlayalım; Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'in Enfal suresinin 41 ayetinde şöyle buyuruyor.
"Biliniz ki, kazandığınız her şeyin beşte biri Allah'ın, Resulünün, Peygamber'in yakınlarının, yetimlerin, fakirlerin ve yolda kalanlarındır"
Hz. Resulullah (s.a.a) da şöyle buyurmuştur.
"Ben sizi dört şeye emrediyorum: Allah'a iman etmeyi, namaz kılmayı, zekat vermeyi Ramazan ayında oruç tutmayı ve kazandığınızın humsunu (beşte birini) Allah'a vermeyi."(1)
Buna göre Şia Hz. Resuıuılah (s.a.a)ın emrine uyarak her yıl, yıl boyunca kazandıkları şeyin humsunu veriyorlar. Çünkü ayet ve hadiste geçen "ganimet" kelimesinin Arapça'da mutlak kazanç anlamında olduğuna inanıyorlar. Ama Ehl-i sünnet, ayette geçen "ganimet" kelimesinin savaş esnasında elde edilen ganimet mallar manasına olduğunu söyleyerek humsun yalnızca savaş ganimetierine mahsus olduğu hususunda ittifaka varmışlardır.
Hums konusunda, Şia ve Ehl-i sünnet fırkalarının görüşleri özet olarak bundan ibarettir. Bu konuda her iki fırkanın alimleri tarafından bir çok risaleler yazılmıştır. Allah'ın hükümlerini uygulamayan Ehl-i Beyt'e düşman olan ve müslümanların mallarını heva ve hevesleri uğrunda harcayan Beni Ümeyye hakimleri ile onlara itimat eden alimlerin görüşlerine nasıl güvenebiliriz?
Hums ile ilgili ayeti harpten elde edilen ganimetiere yorumlamalarında şaşılacak bir şey yoktur. Zira ayet harp ayetlerinin arasında yer almıştır. Çoklan bir ayeti açıklamada önceki veya sonraki ayetlerin siyakıyla onu te'vil edip acıklamaya kalkışıyorlar. Yine "Tathir ayeti" nin de peygamberin hanımlarına mahsus olduğunu söylüyorlar. Zira o ayetten önce ve sonraki ayetler Peygamber'in hanımları hakkındadır. Veya:
"Onlar ki altını ve gümüşü hazine edip toplarlar ve onu Allah yolunda harcamazlar, onları acı verici bir azapla müjdele." ( Tevbe / 34) ayetinin Ehl-i Kitab'a mahsus olduğunu söylüyorlar.
Ebuzer, Muaviye ve Osman'la bu ayet hususunda yaptığı tartışmalar yüzünden Rabeze çölüne sürgün edilmiştir. Ebuzer onların altın ve gümüş hazine etmelerini mezkur ayete istinaden kınamıştı. Osman ise kendine bir dayanak bulmak için bu konuyu Ka'b'ul Ahbar'dan sormuş. Ka'b ise bu ayetin Ehl-i Kitab'a mahsus olduğunu söylemiştir. Ebuzer Ka'b'a sinirlenerek "Annen senin yasına otursun ey yahudi çocuğu, dinimizi bize sen mi öğretiyorsun?" diye itirazda bulunmuştur. Bunun üzerine, Osman Ebuzer'i yeryüzünde en kötü saydığı Rabeze çölüne sürgün etmiştir. Ebuzer o çölde yalnız başına vefat etmiş ve yanında bulunan kızı tarafından guslettirilmiştir.
ı - Sahih-i Buhari. c.4. 9.44. |
ehlibeytder - January 16 2012 21:12:01
2 Yorum ·
2727 Okunma ·
|

| NEDEN NAMAZ KILMALIYIZ? |
Allah Teala şöyle buyurur:
.Bilin ki, ancak Allah'ı anmakla kalpler güvene kavuşur.(1) |
ehlibeytder - January 16 2012 21:07:41
Devamı ·
0 Yorum ·
2708 Okunma ·
|

| Peygamber (s.a.a) 'in tevazusu |
Allah'ın Rasûlü (s.a.a) o derece mütevazı idi ki fakirler ile oturur, onlarla birlikte yemek yer ve şöyle buyururdu: "Ben de Allah'ın kuluyum, kullar gibi yiyor, kullar gibi oturuyorum."
Zeyd Şehham, imam Cafer Sadık (a.s) 'dan şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Allah Taala Hz. Muhammed (s.a.a)'i peygamberliğe seçtiği andan o hazretin vefatına dek Peygamber (s.a.a) bir şeye dayanarak yemek yemedi, fakirler gibi yemek yiyor, onlar gibi de oturuyordu.
Zeyd şöyle diyor: Sordum "niçin böyle yapıyordu?" İmam Cafer Sadık (a.s) buyurdu: Allah’u Teala'nın karşısında tevazu için."
Bihar'ul-Envar", 16. Cilt, s.: 261.
Başka bir hadiste İmam Cafer Sadık (a.s) buyuruyor:
"Peygamber (s.a.a) hangi eve gitseydi yukarı başa geçmez, öyle kapının yanında otururdu." "Usul-u kafi", El işre kitabı, 6. hadis.
Merhum Deylemi "İrşadul-kulûb" kitabında şöyle yazıyor: "Allah Rasûlü (s.a.a) ayakkabısına ve elbisesine kendisi yama yapardı. Koyunları kendisi sağardı, hizmetçilerle beraber yemek yerdi. Kuru yerde otururdu, ulağa binerdi, çoğu zaman başkalarını da kendi yerinde oturturdu. Evi için kendisi alışveriş yapardı. Hiçbir mahcubiyet çekmeden aldıklarını kendisi eve götürürdü, herkesle - ister büyük, ister küçük, fakir veya zengin - el ile buluşur ve buluştuğu kişi elini çekmeden Peygamber (s.a.a) elini çekmezdi. Karşısına çıkan herkese - büyüklü küçüklü - selam verirdi, kim o Hazreti sofrasına davet etseydi fakir sofrası olsaydı bile, sofrada birkaç hurma olmasına rağmen onların davetini kabul ederdi."
İrşadul-kulûb", 2. cilt, s.: 74.
Şeyh Saduk, İmam Muhammed Bakır (a.s)'dan Peygamber (s.a.a)’in şöyle buyurduğunu nakleder: "Beş şeyden el çekmem: kölelerle beraber yemek yemekten, palan ulağa binmekten, keçiyi kendi elimle sağmaktan, yün elbise giyinmekten, çocuklara selam vermekten…"
"Emali" müellif: Şeyh Saduk, 17-si meclis, hadis 2.
Rivayet olunur ki, Peygamber (s.a.a) seferde idi, yemek için bir koyun kesilmesini emretti. Ashaptan biri: Onu kesmek bana ait. Başkası; derisini yüzmek de bana ait. Başka biri de; pişirmek de bana ait, dedi. Böylece herkes bir işi kendisi üstlendi. Resûl-i Ekrem (s.a.a) buyurdu: Öyle ise ocağı yakmak için odun toplamak da bana ait dedi. Ashabı dedi ki: Ey Allah'ın Resulü, biz kendimiz odun topları, sizin zahmet çekmenize gerek yok. Hazret (s.a.a) buyurdu: Biliyorum, ama kendimi sizden üstün saymak istemiyorum, çünkü Allah’u Teala kendini başkalarından üstün sayan kulundan hoşlanmaz.”
Müntehal-amal", 1. cilt, s. 18. |
ehlibeytder - January 16 2012 21:01:54
0 Yorum ·
2992 Okunma ·
|
|